Zeynebru – gezi yazıları

En değerli an, yaşadığım andır… Nasip olduğum değerlerden kısa hatıralar…

Özbekistan’a Merhaba

29 Nisan 2015 – Özbekistan ziyaretimiz için Buraktur – Niltur işbirliği ile gerçekleştirilen turu tercih ettik.  Gece 24:00 de başlayıp THY uçağıyla 4 saat 20 dakika süren yolculuk sonunda sabah Taşkent havaalanına iniş yaptık. Yerel saat Türkiye’den 2 saat ileri.

Ülkelerin dışa açılan en önemli tanıtım kapılarından biri havaalanları. Havaalanının dış hatlar geliş terminali tam bir hayal kırıklığı. Tek kelimeyle dökülüyor. İçeride tuvalet yok farz edin. Ülkeye girişte her yolcu beraberinde getirdiği nakit ve elektronik eşyayı beyan etmek zorunda. Bunun için hepimiz 2 nüsha form dolduruyoruz. Küçük bir havaalanı, bagaj kontrolü çok yavaş ilerliyor ve aynı zamanda doldurduğumuz formları da kontrol edip birini kendilerine alıyorlar, diğerini bize veriyorlar. Ülkeden çıkışta bu formu ve çıkışta dolduracağımız çıkış beyan formunu vereceğiz. Alana sadece bizim uçağımız inmişti ve alandan çıkmamız tam 2 saat sürdü.

Rehberimizin anlattığına göre 2020 yılına planlanmış büyük bir havaalanı projesi var, bu sebeple eski yere yatırım yapılmıyor.

Alandan çıkar çıkmaz geçen 2 saati unutup oldukça konforlu otobüsümüzle otelimize doğru yola çıkıyoruz. Rehberimiz bizi ana yurttan ata yurda hoş geldiniz diyerek karşılıyor.

Uçaktan gördüğüm kadarıyla çok geniş düzlükler, damarlı görünümde çöller vardı. Ülkenin %60’ı çöl. Ancak bizim bozkır olarak adlandırdığımız alanları da çöl olarak kabul ediyorlar.

Tarih derslerinden hatırladığımız Amuderya ve Siderya (Seyhun ve Ceyhun) nehirlerinin çevrelediği ünlü Maveraünnehir bölgesindeyiz. Heryer dümdüz. Tacikistan’daki Ceyhun nehri Tacik-Afgan-Türkmen sınırı.

Arazi geniş olunca yerleşim yerleri de geniş ve ferah görünümlü. Yollar bizdeki Vatan caddesi gibi, çok geniş ancak yolların pek çoğunda şerit çizgilerini göremedim.

20150429_163251 taşkent cadde

Etraf temiz. Her Cumartesi temizlik günüymüş. Eline süpürgeyi alan halk, yolları, parkları temizliyor. Biz de gezimiz sırasında bir temizlik gününe rastladık. Kimi süpürüyor, kimi kovalarla topluyor. Önünden geçtiğimiz bir okul alanında ise öğrenciler toprağı çapalıyorlardı. Herkes dışarıda bir işle meşgul oluyor.

20150502_092040 buhara temizlik

 Taşkent başkent. İş hayatı sabah 8-9 gibi başlıyor.

Özbekistan 1991 de bağımsızlığına kavuşmuş. 12 vilayet (6 sı büyük şehir) ve bir özerk cumhuriyetten (Karakalpakistan Otonom Cumhuriyeti) oluşuyor. Taşkent 12 vilayetin dışında ayrı olarak yönetiliyor.

Afganistan sınırında Termiz şehri var, İmam Termizi (Tirmizi) nin şehri.

Nüfus 30 milyondan fazla. Pek çok milletten insan yaşıyor. Çoğunluğu Özbek. %15 Ruslar, %15 ise karışık (Kore, Alman, İran….) Tacikler İran grubuna dahil ediliyor.

Taşkent’te Özbekçe konuşuluyor, anlaşmamız çok kolay oldu. Ancak Semerkand-Buhara tarafı Tacikçe konuşuyor (iranca da diyorlar) anlaşmamız daha zor oldu.

1915 te Çarlık Rusya’sının gelmesiyle Taşkent’te pek çok yeni yapı yapılıyor ancak eski şehre dokunulmuyor. Taşkent’te Rusya döneminde yapılmış betonarme büyük binalar, apartmanlar göze çarpıyor. Bağımsızlık sonrası alınan karara göre ise yeni binalarda daha sağlıklı olması için ve eski tarihi yapıya uygun olarak, duvarlar pişmiş tuğladan yapılıyor. Devlet, eski yapıları yıkıp yenilerini yaptığından, çok az eski yapı kalmış.20150429_130819 taşkent eski bina20150430_054139 taşkent yeni bina

24 yıllık bağımsızlık süresince pek çok yenilik yapılmış. Sovyet döneminde dar olan yollar, ileride nüfusun artmasıyla ihtiyaç duyulacağı öngörülerek çok genişletilmiş.

1.dünya savaşı sonrası ailelerde 10-12 çocuk varken 70li yıllarda 5-6 çocuğa düşüyor. Şimdilerde ise 2-3 çocuk var ortalama.

Sanayi ise ülkenin Fergana vadisi denilen bölgesinde gelişmiş durumda. Burada Kore işbirliğiyle kurulmuş olan Daewoo otomobil fabrikası, sonrasında Chevrolet tarafından satın alınmış. Ülkedeki hemen hemen bütün araçlar Daewoo veya Chewrolet ve yeni.

Ülkede 2 büyük dağ var: Tianşan ve Pamirian. Çok deprem oluyor ancak pek yıkım olmuyor. Yeni binalar sağlam, eskiler ise ağaç-toprak karışımı sinç denilen bir yöntemle yapıldığından ve genelde tek katlı olduğundan, yıkılsa bile can kaybı pek olmuyormuş. Eski evler şimdilerde yıkılarak yerine yeni yerleşimler yapılıyor. Eski dağınık yapıdaki köyler bile yenilenerek düzenli yeni yapılar yapılıyor.

Taşkent gezimize başlamadan önce dinlenmek için otele geçiyoruz. Miran otelde kalıyoruz, 5 yıldızlı. Burası başkent olduğundan oteller devlet erkanı ve dış devletlerden gelecek siyasetçi – iş adamları düşünülerek dekore edilmiş.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 31 Mayıs 2015 by in Özbekistan - Uzbekistan and tagged , , .
%d blogcu bunu beğendi: